Neremizle ne içiyoruz…

Defalarca söylemiştim. Hiçbir şey sonsuza kadar sürmüyor. Haklıydım. İnanmalıydım. İnsanlar aşık oluyor ve öldürüyor. Sonra uyumaya devam ediyorlar. Hayat buydu. Hiç bitmeyen bir yok olma enstrümanı. Hayat sürekli sarhoş takıldığınız bakımsız belediye parkıydı. Dünya sürekli midenize ağladığınız ve izleyeni çok az olan bir tiyatroydu. Bileti her zaman çok ucuzdu.

Sizler alkolü ağzınız lamı götünüzlemi içiyorsunuz bilmiyorum. Alkole para vermeyin. O parayı çocuk kitaplarına verin. Sizi nasıl gençleştirdiğini nasıl iyi hissettirdiğini göreceksiniz. Çocukluğunuzda kaybettiğiniz ve sürekli aklınıza gelen özgürlük hissini tekrar kazanacaksınız. Özgür olmaktan korkmayın. Büyümenin, bir adam yada kadınla sevişmenin sizin için önemini anlayabiliyorum elbette. Ama o çocuk kitaplarını okurken kendinizi bir ejderhanın boynunda gökyüzünün altını üstüne getirdiğinizde büyümenin çokta umur sanacak bir şey olmadığını göreceksiniz. Ejderhaları severim ben. Sıcak karakterlerdir. Sizi ürküttüyse Vecihi olun o zaman. Rengarenk ve önünde pervanesi olan absürt uçaklara binin.  Yada Nazımın dediği gibi yapın. Motorları maviliklere sürün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir