Rüzgara karşı işeyen kovboy :)

Yalnızlıklara karışılmaz. O tek başınadır. Yalnız yalnızca yalnız bir kavramdır. Küçük bir çocukken dahi tüm herkes birlikte oynarken yalnız olan o kişi bir köşede sessizce oturup diğerlerini izler. Sık sık kendini keşfeder. Kendi kurduğu o müthiş hayal dünyasına sığınır. Büyüdüğünde sosyalleşemez. İnsanlarla kaynaşamaz. İnsanlara katılsada bir yanı tam olarakta orada değildir. O yalnızlığın kendisidir.

Yalnızlık o kişi için özlenilen yerdir. Tıpkı nefes egzersizi yapabileceği bi nefes odasıdır. Arada bir uğrar. Yapmacık, yalanları gördükçe yalnızlığını özler. Birilerinin varlığıyla geçmez. Birilerinin yalandan seni seviyorumuyla geçmez.

Bu durum yalnız olan kişinin daha küçük yaşlarda. Belkide bilinçsizce kendisini korumak için geliştirdiği bir kalkandır. Kalabalığa katılıp darbe yemektense. Ki her insan potansiyel olarak bi darbedir, kendi temiz dünyasında küçük bir prens gibi oradan izleyerek acısız bir şekilde zamanını geçirir. Ne zamana kadar mı ? Birini sevip o steril nefes odasından çıkana kadar 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir