Son bakış :)

Bildiğim hiçbir şeye uymuyordu güneşin parlaklığı. Ne kadar zamandır kıyıya varmak için kulaç attığımı hatırlamaya çalıştım. Fakat bu denizde ne zamandır bulunduğumu bile hatırlayamadım. Bir dalga daha geliyordu üstüme. Araratın yüksekliği kadar vardı boyu. Kulaç atmayı bıraktım. Kelimelere benzettim kulaçlarımı nedense. İçimden bir ses kelimelerine dikkat et diyordu. Bir kayalık ya da adacık bulana kadar dikkatli harcamalıydım enerjimi. Uzun zamandır bu sudaydım. Hatırlayamadım. Olmadı. Vücut sıcaklığımı kontrol etmeye çalıştım. Refleks olarak belkide. Olması gerekenden fazlaydı sıcaklığı vücudumun. Rahatlamadığımı hissettim. Yeni bir dalga geliyordu inatla. Bu suda ne işim olduğunu düşünmeye gayret ettim. Tam karşımda oturuyordu. Gözlerine baktım. Gözlerimle konuştuklarımı anlamadı. Sen ne yapıyorsun dedim. Duymadı. Dikkat edilmesi gereken kelimelerdi. Neden takılıyordu hayatıma bu paradoks. Hipodermi geldi aklıma. Ölmeden önce böyle oluyordu belki de. Soğuktan donmak üzereyken oluşan duyguları düşündüm. Birden ısınırmış insanın vücudu. Bu rezillikle ölmüşmüydüm. Öldürmüştü beni. Benzer bir durum muydu kendisininki de. O kadar gereksiz bilgi vardı ki zihnimde. Kulaç atmayı bıraktım. Kendine sarılmama izin vermemişti asansörde. Hissetmiştim birşeyler. Yazmaya hevesli olduğum anları anımsadım. O gece bittiğinde yazmalıydım. Ama nasıl? İçinde bulunduğum denizin adını bile bilmediğimi fark ettim o an. Orada nasıl bulunduğumu bilmemekten daha korkutucu geldi bu fark ediş. Zihnim yardımcı olmuyordu bir türlü. Sulara bıraktım kendimi dinlenmek için. Kollarımı yana açıp. Batan güneş gözlerimi alınca kapadım gözlerimi. Bir başka tuhaflığın daha farkına vardım. Ürperdim. Kaç saattir suda olduğumu düşünmeye çalıştım yine. Kulaklarına su mu dolmuştu duymuyordu beni ? Kulaklarının işlevinden uzak oluşundan dolayı belkide. Yaşadığım tuhaflığın ne kadar korkutucu olması gerektiğini hesap etmeye çalışırken buldum kendimi. O an bunun bir rüya olmasını istedim. Rüyadaydım. O masada rüyadan uyanmıştım. Gitmesini istedim aşağılık duygularıyla. Doğruldu dirseklerine yüklenip hafifçe. Baktı. Bir daha baktı. Gitti cehennem evindeki cennetinin yanına. Çöldeydi. Hiçliğin Çölünde. Son nefesini verdi o gün o masada. İntihar etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir