Kategori arşivi: Tarih

Bugün Bülent Ecevit’in 10. ölüm yıl dönümü

Bugün Karaoğlan ‘ın, Kıbrıs Fatihi nin 10. ölüm yıl dönümü. Adının üzerine birçok şey yazılabilir. Kendisinin büyük bir devlet adamlığı geçmişi var. Ülke ve Millet olarak tarihin en zor günlerini yaşıyoruz. Doğru ve yanlış birçok kararlar alarak geleceğimizi belirliyoruz. Sizlere demokrasinin askıya alındığı, Korku ve endişe içinde yaşadığımız bu dönemde Rahmetli Ecevit ‘in bir sözünü hatırlatmak istiyorum. Allah günahlarını affetsin. Mekanı Cennet olsun.

”Eğitim düzeyi bizden çok daha düşük olan Hindistan’da demokrasi uygulanıyor. Kuzey Kutbu’ndaki Grönland Eskimoları, Danimarka’daki demokrasinin tıpkısını başarı ile uyguluyorlar. Böyle bir dünyada Türkiye’nin başında bulunanlardan toplumun üst tabakalarında olanlardan bazılarının kendi halkımızı tam demokrasiye layık görmemeleri çok acı.”

Mekanın Cennet ‘ten başka biryer olmasın.

Çok uzun bir geceydi. Söndürdüğüm sigaranın hesabı yoktu o gece. Bu dünyadan göçüp gitmişti. Ağlamamın sonrasındaysa. Daha çok ağlamaya başladım. Ayrılmıştık. Yaratanla birlikteydi artık. Sevmişti. Biliyorum. Sevmenin ne demek olduğunu da bana öğretmişti. 

Hayat bana onunla 3 yıl yaşama imkanı verdiği için bonkör mü. Yoksa onu benden aldığı için zalim mi. Bilmiyorum. Özledim onu. Beni şimdi görüyorsa…  Beni görüyorsa oda benim için dua ediyordur… Hiç bir duamda eksik olmadın. Mekanın cennet olsun.

Bir ömür Cumhuriyet

28 Ekim 1923 ‘te Çankaya Köşkü ‘nde vekillerle yenilen akşam yemeği esnasında, Gazi Mustafa Kemal Paşa ‘Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!” dedi. Ertesi gün Cumhuriyetin ilan edileceğinin heyecanını anlatan, ideallerle ve umutla dolu bu cümlenin değerini bugün anlayabiliyor muyuz ? Cumhuriyetimizin 93. Yıl dönümü tüm yurttaşlarımıza umut olsun.

Değmedi..

Zianna Oliphant … O çocuğun mikrofonun başına geldiği ilk andan beri gülümsemesi gerekiyordu. Güç herhangi bir kişiye ait bir olgu değil. Güç tüm insanlar arasında paylaşılabilir birşey. Sürekli kendini geliştiren yenileyen insan ırkı bu konuda da kendini yenilemesi gerekiyor.

Bu çocuğun anne babasını kaybetmesi. Bunun karşılığı ne olabilir bu evrende? Birinin gözyaşlarını akıtmasının karşılığı ne olabilir? Siyah olduğu içinmi acı çekmesi gerekir? Kürt olduğu içinmi dışlanması gerekir? Yada müslüman olduğu içinmi terörist yobaz olarak görmeliyiz insanları? Hangi güç yada para bir kız çocuğunun yetim öksüz kalması için yeterli ?

Bu dünyada koca bir kıta açlığa terk edildi. Koca kıta işgencelerle, yağmalarla, sömürülerle yalnızlığa itildi. Bunları yapanlar şimdi hayatta değil. Değermiydi ?

30 Ağustos Zafer Bayramı

Bugün tarih bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü kazandığımız günü gösteriyor. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızın 94. yıl dönümünde Ulu Önderimiz Atatürk ve kahraman şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Zafer inananlarındır.

Fakat sadece dedelerimizin zaferlerini kutlamakla kalmasak. Ülkemizi güllük gülistanlık hale getirip barış içinde nefes alsak ve her günümüz bayram olsa keşke. Savaş her zaman kötü. Barış her zaman güzel. Benim zafer bayramı ‘ndan anladığım özgürce kardeşçe sevgiyle yaşayabilmek. Beceremiyoruz. Birileri düşman. Birileri dost. Bu yangın yerinde çocuklar gülmüyor. Bizler bu bayramları kutlayamıyoruz. Çıkalım savaşlardan. Gururla sevgiyle umutla başımız dik alnımız ak yaşayalım. Dilerim.

Yaşı büyütülerek asılan Erdal Eren

Yaşı büyütülerek asılan Erdal Eren

Çizim özet geçmiş..

“Yaşı büyütülerek asılan Erdal Eren’in anısına, iç burkan bir çizim…”

80 darbesinin en acımasız ve unutulmaz olayı;17 yaşındaki bir çocuğun yaşı büyütülerek asılmasıdır.Erdal EREN 17 yaşında yaşı büyülterek 13 Aralık 1980’de cuntacılar tarafından asılmıştır.
Bu olayı anlatmak için insan sözcükler kuramıyor öfke,kin ve düşmanlıktan başka insan bişey düşünemiyor.Erdal Eren deyip sadece susuyorsun….
O hep 17 yaşında